XIX. yüzyıl Türkmen edebiyatının temsilcilerinden Arif, Türkmenlerin "Arbaçi-Arabaçı" aşiretinden olup ömrünü Çercev civarında geçirmiştir. Ancak onun şiirlerinde Tacikistan ve Harezm taraflarında yaşadıkları hakkında da bilgi verilir. O, "Nasihatname" ve birtakım muamma türü şiirleri yazmış bir şair olarak kabul edilir
GİRİŞ - MÜNACAT
... Getirdim bir çok sözleri dile,
Eğer kalırsa benden bir nişane.
Umut odur ki kalsa yadigârı,
Duada hatırlasa dinleyen ve okuyan.
Haîkirrun yüce adını,
Bilmezsen, sor öten kemana.
Küçük torunudur o Oğuz Han’ın,
Kesin bil, olmasın buna şüphen.
Son zamandaki adını sorarsan, "arbaçı"dır,
Her bir işe seni gayret ettiricidir.
"Arbaçı" adına bu idi sebep,
Var idi bir olgun ihtiyar Allah dostu.
Mübarek adları Seyit Ata’dır,
Kulunun işi daima suç ve hatadır.
Bir kişi sordu Seyit Ata’dan,
Hak onu saklasın suç ve hatadan.
"Ne kadar müridiniz var ?" diye ondan,
Türmen ili bu Peçene halkından.
Onların sözlerini sen işit işte :
"Erbain-Çil" dedi Seyit Ata.
"Erbain, kırk olur Arap dilinde,
Çil de kırk olur Fars dilinde.
Zengin, fakir halk zor görüp bunu,
"Arbaçı" dediler, işit işte bunu.
Hanımızın adı Abdılahat’tır, En son duracağımız mekân mezardır.
Asıl mekânımız Hasan’dır,
İnsanoğlunun aslı kara topraktır.
Gerçek adımı sorarsan Gümnam’dır,
Söylediğim sözüm müminlere gönül şenliğidir.
Mahlasımı sorarsın Şaça’dır,
Sözüm "nehy-i münker, emr-i mâruf’dur.1
Başka bir mahlasımı sorsan...
Herkes manasını bilse, "sahip temiz"dir.
Uruğumun adını sorsan...
Yaşımız dördü eksik iki otuzdur.
Bu söz meşhur olsun her zengin ve yoksula,
Kitabımın adı "Nasihatname"dir,
Könlüm erdi binahayat perişan,
Söz aytdım galsın diyp, menden bir nişan.
Perişanlık bilen başladım kitap,
Hak biler, vallahı-ağlam bis- sovap.
GÎRÎŞ /MINACAT/
... Getirdim bir nice sözler zıbanı,
Ki şayat galsa menden bir nişana.
Umıt oldur ki gilsa yadigeri,
Doğada yoklasa samıgu karı.
İlatımmn ulı adığa,-
Bilmesen, sorağ sal öten kemana.
Kiçi ağtığıdır ol Oğuzhanın,
Yağın bil, bolmasın ana gümanın.
Sonkı adın sorsan, erur arbaçı,
Her bir işe seni küvşeş kılgucı.
Arbaçı adına bu erdi sebep,
Bar erdi bir piri-kemil mukarrap.
Müberek atları Seyit Atadır,
Bendenin işi dayım sehv-hatadır.
Bir kişi soradı Seyit Atadan,
Hak özi saklasın sehvi-hatadan.
"Nice müridiniz bar ?" diyip andan,
Türkmen ili bu Peçene halkıdan.
Alamın sözlerin sen eşit anha :
"Arbağın-çil" diydi Seyit ol Ata.
"Arbağm-kırk bolar arap lebzinde,
Çil ene kırk bolar parsı lebzinde.
Avamınnas halkı km görüp anı,
"Arbaçı" diydiler, eşitgil mum.
Hanımızın adı Abdılahatdır,
Ahır durcak mekanımız lahatdır.
Aslı mekanımız Hasarıdır,
Adamzadm aslı gara toprakdır.
Çın adım sorasan, Gümnamdır,
Aydan sözüm mü’münlere dilşatdır.
Lakap adım sorsan, Saçadır,
Sözüm nehy-münkeremri-mağrupdır.
Ene bir lakabım sorsan...
Her kim manı bilse, sahip temizdir.
Uruğımnın adın sorsan...
Yaşımız dördi kem /iki/ otuzdır.
Kitabımnın adı "Nesihatnama",
Zengin, fakir halk zor görüp bunu,
"Arbaçı" dediler, işit işte bunu.
Hanımızın adı Abdılahat’tır,
En son duracağımız mekân mezardır.
Asıl mekânımız Hasan’dır,
İnsanoğlunun aslı kara topraktır.
Gerçek adımı sorarsan Gümnam’dır,
Söylediğim sözüm müminlere gönül şenliğidir.
Mahlasımı sorarsın Şaça’dır,
Sözüm "nehy-i münker, emr-i mâruf’dur.1
Başka bir mahlasımı sorsan...
Herkes manasını bilse, "sahip temiz"dir.
Uruğumun adını sorsan...
Yaşımız dördü eksik iki otuzdur.
Bu söz meşhur bolsun her hasu-aama.
Kitabımın adı "Nasihatname"dir,
Könlüm erdi binahayat perişan,
Söz aytdım galsın diyp, menden bir nişan.
Perişanlık bilen başladım kitap,
Hak biler, vallahı-ağlam bis- sovap.